Osmanlıların son zamanlarında yetişen din adamlarından. 1878 yılında Antalya’nın Elmalı ilçesinde doğdu. Babası âlim bir kişi olan Nûmân Efendidir. Hamdi Yazır okumaya kendi babasından başladı. İlk ve orta öğrenimini Elmalı’da tamamladı. Kur’ân-ı kerîmi ezberledi. Arapça ve fıkıh öğrendi. Medrese tahsiline İstanbul’da başladı. Bâyezîd Câmiinde Kayserili Mahmûd Hamdi Efendinin derslerine devâm ederek icâzet (diploma) aldı. Hocasıyla…
Ahmed Davudoğlu
Son devirde yetişen din adamlarından. Fakir bir çiftçi ailesinin çocuğudur. Babası Hasan Efendidir. 1912 senesinde Bulgaristan’ın Şumnu vilayetine bağlı Kalaycı köyünde doğdu. 1983’te İstanbul’da vefat etti. İlk tahsilini doğduğu yerde, rüşdiye yani orta tahsilini köyüne yakın Ekizce köyünde bitirdi. Babası dini ilimlere ve alimlere son derece bağlı olduğundan onu orta tahsilinden sonra Şumnu’daki Nüvvab Mektebine…
Mevdûdî
Hindistanlı meşhur siyâset adamı, gazeteci, yazar. Ebü’l-Alâ el-Mevdûdî 1903 yılında Haydarâbâd’da doğdu. 1979’da Amerika’da öldü. Pakistan’a götürülerek orada defnedildi. Mevdûdî liseyi bitirdikten sonra Dehli (Delhi) ye gidip gazeteci olarak hayâta atıldı. Cemiyyet Gazetesi’nde makâleler yazarak geçimini sağladı. Daha sonra Haydarâbâd’a dönüp, orada da gazete ve mecmualarda çeşitli yazılar yazdı. Esaslı bir din tahsili görmemiş olmasına…
Seyyid Ahmet Arvasi
Zamanımız mütefekkir, eğitimci ve yazarlarından. Peygamber efendimizin torunu hazret-i Hüseyin’in soyundan olup, seyyiddir. Babası Van gümrük müdürlüğünden emekli Abdülhakim Efendi, annesi Cevahir hanımdır. Dedeleri, Van’ın Müküs (Bahçesaray) kasabasına bağlı Arvas (Doğanyayla) köyündendir. 15 Şubat 1932 (H. 7 Şevval 1350)de Ağrı ilinin Doğubayezid kasabasında doğdu. 31 Aralık 1988 (H. 22 Cemaziyel evvel 1409) tarihinde İstanbul’da vefat…
Necip Fazıl Kısakürek
Son dönem şâir, yazar ve fikir adamlarından. 1904’te İstanbul Çemberlitaş’ta, bir konakta dünyâya geldi. Babası hukukçu Fâzıl Bey, annesi Mediha Hanımdır. Âilesi, baba tarafından Kahramanmaraş’ın köklü âilelerinden Kısakürekzâdelere dayanır. Yazara verilen Ahmed Necib ismi, dedelerinden birinin adıdır. 1912’de Gedikpaşa’da bir Fransız Mektebine yazıldı. Sonra yine, aynı yerde bulunan Amerikan Kolejine, Büyükdere’de Emin Efendinin Mahalle Mektebine devam etti. Annesinin hastalığı dolayısıyla…
Neresini düzeltelim? Safiye Sultan romanı üzerine
Göz alıcı yalanlar, mantık yanlışları, tarihi hatalar… 32 kısım tekmili birden, “Safiye Sultan” romanında… Yıl, 1983. İstanbul’da Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nin Vilayet Bahçesi içerisindeki arşiv binasında çalışıyorum. O gün arşivdekiler, önemli bir devlet büyüğünü ağırladılar. Yetkililerden gerekli bilgileri alan devlet büyüğümüz arşivde araştırmalarda bulunan ilim adamları ile de sohbeti ihmal etmedi. Bu arada Amerikalı bir bayanla…
Mahpeyker Kösem Valide Sultan
I. Ahmed Han’ın eşi ve IV. Murad’ın ve Sultan İbrahim’in validesidir. Hayatının ilk yıllarına dair bilgiler mevcut değildir. Saraya ne zaman ve nasıl alındığına dair çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Sicill-i Osmânî’de muhtemelen 1585 yılları arasında doğduğu, bir Rum rahibinin kızı ve asıl adının Anastasya olduğu, ufak yaşta yetim kalan bu kızın Bosna Beylerbeyi Hüsrev Paşa’nın eline geçerek Harem’e gönderildiği…
Devşirme Sistemi Türklüğe ihanetin adı olabilir mi?
Devşirme sistemi, Türklüğe ihanetin adı olabilir mi?.. Vur, fakat dinle! Tarihçilerin kayıtlarına göre, Osmanlı devletinde görülen, adına da yaya ve müsellem denilen piyade ve süvari birlikleri genişleyen fütuhat faaliyetlerinde yeterli olmamaya başladı ve yeni birliklere ihtiyaç hissedildi. Bu ihtiyaçtan hareketle savaşlarda edilen esirlerin durumu müsait olanlarından pençik oğlanı adı altında faydalanılmaya başlandı. I. Murad döneminde bunlara bir…
Bizans’tan Harakiri
“Budala Bizanslılar iyi düşünmeden, boş bir fikir ortaya atarak, Mehmed’e elçiler gönderdiler ve Mehmed Bizanslılar için çok zararlı ve mahvedici bir teşebbüsü ele aldı…” Dukas Ey akılsızlar! Daha dün denecek kadar yakın bir zamanda sizinle yeminle kararlaştırılmış bir sözleşme yaptık. Diyebilirim ki henüz mürekkebi dahi kurumamıştır. Şimdi ise Anadolu’ya sefer yaptığımızı ve Frigya’da bulunduğumuzu gördüğünüzden ve…
Bir devrin adı: Sokollu
Sokoloviç köyünün çoban Bayos’suydu Osmanlı Devleti’nin padişahtan sonra en kudretli adamı olan Sokollu Mehmed Paşa Türklüğe ve Müslümanlığa düşman mıydı, değil miydi? İdarede ve siyasette cüce miydi, yüce miydi? Devletine hainlik mi etti, hizmetkârlık mı yaptı? Hakkında söylenenler ve tarihi gerçekler. On beş yıl Osmanlı devletinin padişahdan sonra en kudretli adamıydı. Kanuni’nin son iki yılın…
İstanbul’a Türk Mührü
Fatih Sultan Mehmed, henüz 21 yaşında olmasına rağmen âlim, akıllı, idarede mahir, hareketli, hikmetle dolu adil bir padişahtı. Hükümdarlığın ve cihangirliğin yüksek meziyetlerini uhdesinde toplamıştı. Fetihten sonra İstanbul’a ibretle baktı. Açıkca gördü ki, suyu, havası, dağı, yolu ve sahrası pek güzeldir. Ama emin insanlar ile dolu olmadığından ve İslâm dinince müzeyyen kılınmadığından nazenin bir dilberin zülfünün perçemleri gibi…
Aziz Mahmud Hüdayî ve Kayserili Halil Paşa
Sekiz padişah dönemini idrak eden Aziz Mahmud Hüdayî hazretleri, kendisine intisab eden Kayserili Ahmed Paşa’ya, devlet hizmetinde daima rehber oldu, kıymetli nasihatlarda bulundu. Halil Paşa, sadrıâzamlık görevinden emekliye ayrılınca, şeyhinin dergâhına yerleşecek, ölünce o civarda yaptırdığı türbeye defnolunacaktır. Günümüzde “tasavvuf ehli” denildiği zaman, genellikle dünya ile ilişkisini kesmiş kişiler hatıra gelmektedir. Acaba gerçek böyle midir? Tasavvuf adamlarının…






