“Kanunlar yürüdükçe devlet zeval bulmaz” Yavuz Sultan Selim’in sorusunu cevaplandıran Pîrî Mehmed Paşa, devamla şöyle diyordu: “Ama, evlâtlarınızın hilâfetleri zamanında akılsız veziriazamlar tayin edilip rüşvet kapıları açılır, rütbe ve makamlar ehil olmayanlara verilir, devlet işlerinde kadınların hükmü yürürse, o zaman bu devlette karışıklık ve düzensizlik hüküm sürer.” Sene 1514. Osmanlı ordusu, uzun ve yorucu bir…
Ramazanda Bir Hırka-i Saadet Ziyareti
Her yıl Ramazan ayının on ikinci günü Hırka-i Saâdet’in içinde bulunduğu sanduka Revan Köşkü’ne taşınır, umûmî bir temizlik yapılır; bu arada duvarlar gülsuyu ile yıkanır, öd ağacı ve buhurlar yakılır, dâirenin direkleri cilâlanırdı. Ramazanın 15’i gelince, bütün devlet erkânı, alimler, yeniçeri ve sipahi ağaları öğle namazına doğru Babüssaade Kapısı önünde toplanırlar ve Sadrazam’ın teşrifini beklerlerdi. …
Dünyaya Yön Veren Oda: Kubbealtı
Topkapı Sarayı’nda Kubbealtı denilen mekan. Bu küçük salon asırlarca dünya siyasetine yön verdi. Kıtaların fethi, devletlerin akıbeti, harp ve sulh burada kararlaştırıldı. Divân-ı Hümayun denilen kurul burada toplanır kararları alırdı. İşte Osmanlı Devleti’nin en güçlü müesseselerinden biri olan Divan-ı hümayun. Divân-ı hümayun uzun zaman Osmanlı Devleti’nin en güçlü müesseselerinden biri olmuştur. İslamiyetin “ulu’l–emr” olarak kabul edip geniş…
Mustafa Reşid Paşa
Şüphesiz Osmanlı Devleti’nin en önemli dönüm noktası, Tanzimat Fermanının ilanı ile başlayan devredir. Bazılarına göre bu büyük dönüşüm, reformun, Batılılaşmanın adıdır. Bazılarına göre ise Osmanlı Devleti için tükenişe yani yok oluşa açılan kapıdır. Bu kadar zıt bakış nereden doğmuştur? Bir anlamda herkes hadiseye kendi zaviyesinden bakmaktadır. Oysa tarih kişilerin kendine göre çizdiği bir zaviye ile…
Abdülkerim Satuk Buğra Han
İlk Müslüman-Türk hükümdarı. Babası; bugün Doğu Türkistan sınırları dahilinde bulunan Kaşgar şehri civarında hükümran olan Karahanlı Devleti hükümdar ailesinden Bezir Arslan Han; onun da babası, Bilge Mangur Kadir Han idi. Soyları, Afrasiyab bin Besen vasıtasıyla Türk bin Yafes bin Nuh aleyhisselama ulaşmaktadır. 829 (H. 245) yılında bir Karahanlı şehzadesi olarak doğan Satuk Buğra Han, babası…
Tuğrul Bey
Selçuklu Devletinin kurucusu. Oğuzların Kınık boyundan Selçuk Beyin torunudur. Babasının adı Mikail’dir. Muhtemelen 993 yılında doğdu. Babası Mikail, gazâ akınında şehit düşünce, dedesi Selçuk’un yanında büyüdü. Çocukluğu Cend’de geçti. Büyük bir îtinâ ile yetiştirildi. Âilesinden dînî ve millî terbiye alıp, mükemmel silâh kullanmasını öğrendi. Selçuk Beyin vefâtıyla amcası Arslan Yabgu’nun Selçuklu âilesinin reisliğini almasına, kardeşi…
Çağrı Bey
Büyük Selçuklu Devletinin kurucularından. Selçukluların ilk hükümdârı Tuğrul Beyin kardeşidir. 990 yılında doğdu. Künyesi Ebû Süleymân olan Dâvûd Çağrı Bey, Horasan bölgesinin emîri idi. Târihçi Beyhekî ve Gerdizî onu dâimâ Dâvûd ismiyle zikretmişlerdir. Diğer kaynaklarda da öbür isimleri geçmektedir. Seyhun ve Ceyhun nehirleri arasında yer alan meşhur ilim ve irfân bölgesi Mâverâünnehr’de Oğuz Türklerini etrâfında…
Sultan Muhammed Alparslan
Selçuklu Devleti hükümdarı, Türk milletinin en büyük kahramanlarından. Selçuklu Devletinin kurulmasında önemli rolü olan Horasan valisi Çağrı Beyin oğludur. 20 Ocak 1029’da doğdu. İyi bir tahsil gördü, sayısız zafer kazanarak mertliği ve iyi kumandanlığı ile ün saldı. Babasının ölümünden sonra Horasan valisi oldu. Amcası Tuğrul Bey, 4 Eylül 1063’te öldüğü zaman vasiyeti üzerine Selçuklu tahtına…
İstanbul’un Fethinin Manevi Mimarları
“Enbiyâ ve evliyaya istinadım var benim” Fatih Sultan Mehmed, devrin en büyük âlimlerinden dersler alarak, kudretinin şuurunu taşıyan, ne istediğini bilen hakikî bir devlet adamı olarak yetişti. Onun, “İstanbul’un fethine değil, zamanımda Akşemşeddin gibi bir âlimin bulunduğuna sevinirim” sözü, mâna erlerine verdiği değeri ve dayandığı güç kaynaklarını ifade eder. Şüphesiz İstanbul fethinin en büyük manevî…
Ramazan Sevinçti
Osmanlılar zamanında, Ramazan’ın gelişi büyük bir sevinçle karşılanırdı, Ramazan’ı haber veren davullar çalmaya, kandiller yanmaya başlayınca herkes birbirini tebrik eder, iftar vermek için fakirler paylaşılamazdı. Osmanlı ülkesinde, Ramazan ayı, hilâlin (yeni ayın) görülmesiyle başlardı. Ayı görünce oruç tutunuz! Tekrar görünce orucu bırakınız (bayram yapınız!)” hadis-i şerifine mutlak surette uyardı. Şayet Ramazan hilali gökte görülemezse Şaban ayı otuza tamamlanır. Ertesi gün oruca niyetlenilirdi. Bu…
Ne Sen Baki Ne Ben Baki
Kanunî Sultan Süleyman Abdül Bâkî gibi bir kabiliyeti bulup çıkarıp itibar eylemesini, padişahlığının çok haz duyduğu birkaç olayından biri olarak gördüğünü söylemiştir. Yazdığı her nazireden sonra da şaire sık sık lütuf ve ihsanlarda bulunuyordu. Nitekim Şair Nev’i bu duruma işaretle bir şiirinde şöyle demiştir: Bâkî’yi Sultan Süleyman etti Selman-ı zaman Bâkî neşeli, zarif, hoş-sohbet, nükteci,…
Yeniçeriler
Uzak diyarlardan devşirildiler. Tam bir Türk İslâm terbiyesi ile yetiştirildiler. Kendilerini padişahın kulları bildiler, bu kullukla övündüler. Güç, kuvvet onlarda ete kemiğe bürünmüştü. Demir pençelerindeki zağlı palanın karşısında cihanı üç asır titrettiler… Konyalı Fakih Mevlânâ Kara Rüstem bir gün Kazasker Çandarlı Hayreddin Paşa’nın yanına geldi ve: “Efendi! Bunca sultanlık malını niçin zayi edersiniz?”diye söylendi. Kazasker: “Ne malı…






