Dokuzuncu Osmanlı padişahı olan Yavuz Sultan Selim’in babası sultan II. Bayezid Han, annesi Dulkadıroğlu Alaüddevle’nin kızı Aişe Hatun‘dur. (Gülbahar Hatun olduğu da ifade edilmektedir) 10 Ekim 1470’de Amasya’da doğdu. 22 Eylül 1520’de Çorlu’da vefat etti. Küçük yaşta İstanbul’a gönderilen Selim, dedesi Fatih Sultan Mehmed Han’ın terbiyesinde yetişti. Kuran-ı Kerim, tefsir, hadis ve fıkıh dersleri yanında…
Fatih Sultan Mehmed Han’ın şahsiyeti
Yedinci Osmanlı padişahı olan Fatih Sultan Mehmed‘in babası Sultan II. Murad Han, annesi Hüma Hatun‘dur. 30 Mart 1432 günü Edirne’de doğdu. Küçük yaşta tahsiline ve yetişmesine çok ehemmiyet verilen Şehzade Mehmed devrin en mümtaz alimlerinden ilim öğrendi. Okumaya başlayacağı gün Çandarlı Halil Paşa kendisine sırmalı bir cüz kesesi gönderdi. İlk hocası Molla Yegan‘dı. Daha sonra…
II. Murad Han’ın şahsiyeti
Osmanlı padişahlarının altıncısı olan Sultan II. Murad Han, 1404 senesinde Amasya’da doğdu. Babası Sultan Çelebi Mehmed, annesi ise Dulkadırlı Süli Bey‘in kızı Emine Hatun‘dur. Ailesinin yanında ilk terbiye ve eğitimini tamamladıktan sonra devrin alimlerinden dersler aldı. Çocukluğu Amasya, Bursa ve Edirne’de geçti. 1415 yılında idarî ve askeri bilgileri öğrenip tecrübe kazanması ve devlet yönetimine hazırlanması…
Çelebi Mehmed Han’ın şahsiyeti
Dedesi Murad Hüdavendigâr‘ın şehit düştüğü ve babası Bayezid Han‘ın tahta çıktığı 1389’da dünyaya gelmiştir. Annesi Germiyanoğlu Süleyman Şah‘ın kızı Devlet Hatun‘dur. Bütün şehzadeler gibi devrin en gözde alimlerinin elinde yetişti. Ahmed bin Muhammed Cezeri’den Arapça ile kıraat ilimlerini, Sofi Bayezid namıyla meşhur olan İmamüddin Ali Çelebi’den diğer akli ve nakli ilimleri öğrendi. Bursa kadısı Koca…
Yıldırım Bayezid Han’ın Şahsiyeti
1360 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Babası Murad-ı Hüdavendigâr, annesi Gülçiçek Hatun’dur. Küçük yaştan itibaren zamanın en mümtaz alimlerinden olan Bursa kadısı Koca Mahmud, kazasker Çandarlı Halil ve Karamanlı Molla Rüstem’den ilim öğrendi. Babasının seçme komutanlarından askerlik eğitimi gördü, orduları sevk ve idare dersleri aldı. Küçük yaşlardan itibaren savaşlara da katılmaya başladı. Doğuştan kumandan vasıflıydı. Kahramanlığı…
Şamdan eyledim ihdâya – II. Mahmud Hân
Şamdan eyledim ihdâya cür’et yâ Resûlallah Murâdım dergeh-i a’lâya hıdmet yâ ResûlallahDeğildir ravzana şâyeste dest-âvîz-i nâ-çîzim Kabûlünle kıl ihsân u inâyet yâ Resûlallah Kimim var hazretinden gayri hâlim eyleyim i’lâm Cenâbındandır ihsân ü mürüvvet yâ Resûlallah Dahîlek sad el-emân dergâhına düşdüm Terahhum kıl bana eyle şefâat yâ Resûlallah Dü âlemde kıl istishâb Hân Mahmûd-ı Adlî’yi…
Sultan Genç Osman’ın şehâdeti – Kâtip Çelebi
Bir şâh-ı âlîşân iken, Gayretli, genç arslan iken. Gazi, bahâdır hân idi, Nâmıyla Osman Hân idi. Hükmetmeye kâdir idi, Haccetmeye hâzır idi. Niyet edip haccetmeye. Kulak gerek işitmeye, Eşrât-ı saattir bu dem, Rûz-ı kıyâmettir bu dem. Ey dil ciğerler oldu hûn, Kan ağladı ehl-i fünûn. Âli neseb sultan idi, Şâh-ı cihâna kıydılar. Kula nedamettir bu…
Sultan Selim Hân’a – Lâmiî Çelebi
Çünki, destin ebrdir, hasmın niçindir eşkbâr? Çünki deryadır dilin, âlem neden pür macera? Kapına yüz sürdüğüyçün buldu bu kadri güneş, Ey güneş hoş südde-i âliye ettin iltica. Feyz-i ihsânın eder dürrü sadef içre yetîm, Neşr-i lütfun gülşen-i bî berki eyler pür neva. Sâye-i adlinde âlem rahat, illâ sim-ü-zer, Dest-i lütfundan perişan olmuş eyler iştika. Sen…
Na‘at-ı Şerif – III. Selim Han
Es-selâm ey mehbit-i vahy-i emin Can ile âşık sana Rûhu’l-Emin Asumâne fahr eder yerden göğe Cayi cism-i pâkin olmakla zemin Tak-i gerdûn-ı imad-ı şevketin Oldu ma’nîde zehî rükn-i rekin Dest-gîri ol Selim Han’ın meded Kim kavîm ola kıyam-ı mülk ü din Ey kerem mülküne sultân-ı kerîm Kulluğun fahr bilir Şah Selim Yapışıp kaaime-i arş gibi…
EL-KASÎDETÜ’L-HUCRİYYE – I. Abdülhamid Han
Yâ Rasûlallâh! Efendim! Tutuver elimden Senden başka kimsem yok, meyledemem başkasına Bütün kâinatta hidayet nuru Sensin Ey güvenilenlerin en hayırlısı, cömertliğin sırrısın Hakikattir, bütün varlıkların imdadı Sensin Allah için insanların yol göstericisi ve hatalara set çekicisin Ey hamd makamında (Makâm-ı Mahmud’da) bulunmaya layık olan Efendim, Tek, eşsiz, doğurulmamış ve doğmamış olan Rabbimin huzurunda Ey iki…
Yıkılupdur bu cihan – III. Mustafa Han
Yıkılupdur bu cihân sanma ki bizde düzele Devleti çarh-i denî virdi kamu mübtezele Şimdi erbâb-ı sa‘âdetde gezen hep hazele İşimüz kaldı heman merhamet-i Lem-yezel’e Kaynak: Kayı VIII Islahat, Darbe ve Devlet s. 116
Söyler – Koca Ragıb Paşa
Harabâtı görenler her biri bir hâletin söyler Safâsın nakl eder rindân u zâhid sıkletin söyler Ser-âgâz eyledikçe bahse bülbül revnak-ı gülden Bezmde kulkul-i mînâ mülin keyfiyetin söyler Tecellî neşesin ehl-i şikem idrâka kâbil mi Behişt andıkça zâhid ekl ü şürbün lezzetin söyler Ne zabt-ı hâkim-i şer‘i ne hükm-i zâbit-i aklı Cünûn iklimini seyr eyleyenler râhatın…






