Rahmetli Alparslan Türkeş Bey 1960-1997 yılları arasında ülkemizin neredeyse 40 yılına damgasını vurmuş siyasetçilerimizden biridir. Çok iyi bir asker olarak yetişmiştir. ABD’de Pentagon ve CIA’da eğitim almıştır. Gerilla eğitimini mükemmelen öğrenmiştir. 1960 darbesinin önderlerindendir. Fakat çok geçmeden bozuk para gibi harcandığını görmüş kurşuna dizilmekten de kıl payı kurtulmuştur. Menderes’in idam edilmemesi için çok uğraşmış ise de başarılı olamamıştır….
Kategori: Cuma Divanı
Adalet ustalarına
86 yıllık esarete ve zulme son veren ve hem Danıştay’ın hem tüm yargı camiasının hem de milletimizin medar-ı iftiharı olan Danıştay 10. Daire Başkanı Yılmaz Akçil Bey ile daire üyeleri, “Ayasofya Cami-i Kebiri” hakkında verdikleri son kararla Türk hukuk tarihine isimlerini yazdırdılar. Aslında bu karar ile Danıştay 10. Dairesinin sayın Başkan ve üyeleri isimlerini altın harflerle İslam hukuk tarihine…
Anglikan papazının kitabı KURAMER’de!
Geçen hafta KURAMER hakkında bir yazı kaleme almış ve bazı meş’um faaliyetleri hakkında bilgi vermiştim. Kur’ân Araştırmaları Merkezi gibi bir kurumun sitesinden yaptığı açıklama ise akıllara zarar idi. Hiçbir tenkidime cevap vermeyip yazdığım gazeteyi suçlamak nasıl bir akıl tutulmasıdır anlayamadım. Hâlbuki gazetedeki köşemde kendi adımla kaleme aldığım bir yazı idi. Yanlış ve hatalı bir şeyler…
Aile yapımız çökmüş durumda!
Son dönemlerdeki açıklamalarından anlıyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul Sözleşmesi’nden oldukça rahatsız. Bunu nereden anlıyoruz? Sözleşmeden rahatsız olan parti tabanı hemen her fırsatta, bu sıkıntıyı ciddi olarak Sayın Başkanımızın gündemine getirmeye başladı. Nitekim Cumhurbaşkanımız kamuoyuna yansıyan yönüyle bu konu ile ilk kez, Millî İrade Platformu’nun 1 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği iftar programında muhatap oldu. Aileleri…
Fetih
Türk ordusu Suriye’ye yeni bir harekât başlattı. Beraberinde hem içeride hem de dışarıda tartışmalar da başladı. Bu tartışma alanlarından biri de “Fetih” kelimesinin kullanılmasıydı. Aslında harekâtın adında ve devlet büyüklerinin ağzından böyle bir kelime vaki olmadı. Barış Pınarı Harekâtı adı verilen bu yeni teşebbüsün, isminden de anlaşılacağı üzere bölgeye huzur ve mutluluk getirme maksadını taşıdığı ifade ediliyordu. Sosyal medyada…
Bir kez inkâra düşersen!
Geçen hafta Reşid Rıza’nın mucize düşmanı olduğunu yazdığımda, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde okuyan bazı talebelerden sesler geldi. “Hocam İlahiyat Fakültesine gelin ve mucize düşmanlarını asıl burada görün” dediler. Gerçekten de kendilerine “İslam inanç esasları” adlı kitabını okutan Prof. Dr. Ömer Aydın, Reşid Rıza’yı da aratacak cinsten. Evet, maalesef Abduh, Afgani ve Reşid Rıza çizgisinde yol…
Masonların oyuncağı olmak!
28 Şubat süreciydi. Hedef Müslümanlar olduğu için İslami yaşantıyı bozma uğruna her türlü propaganda da yapılmaktaydı. Türkçe ezan Türkçe Kur’ân tartışmaları had safhadaydı. Başörtüsü problemini ben çözerim diyenler ekranlardan inmiyordu. Keyfine göre tefsir yapanlar her gece bir TV’de idi. Böyle bir tartışma programında anlı şanlı bir profesörümüz daha genç doçent ve profesörlerle hararetli bir tartışmanın…
Akif ve bugün
Bu ülkede en fazla İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy konuşulur. En fazla onun adına konferanslar verilir, en fazla o anlatılır. Çanakkale zaferi haftası, İstiklal marşının kabulü, doğum yıl dönümü, ölüm yıl dönümü, Kurtuluş Savaşı vesilesiyle hep gündemimizdedir. Buna rağmen ne garip bir cilvedir ki insanımızın hakkıyla bilemediği bir şahsiyettir. Zira onun anılmasında sadece hamaset…
31 Mart kumpası!
Geçen haftaki yazımın sonunda şu noktalara parmak basmıştım: “15 Temmuz 2016’dan sonra yaşananlarda artık karşımızda hep bu büyük ve acımasız ahtapot (Dış Güçler) olacaktı. Saldırılar baş döndürücü bir trafikle devam etti. Bu tarihten itibaren sahneye konulan siyasi, askerî, mali, istihbarat, Kudüs ve bugünlerde Golan savaşları asla unutulmamalı. İşgal hareketini planlayanların hedeflerine ulaşabilmek için faaliyetlerine hız…
Anadolu’ya kaçma planları!
104 sene evvel bugünlerde İstanbul, Fatih tarafından fethedilmesinden sonra belki de tarihinin en büyük korku ve kargaşasını yaşıyordu. Zira İtilaf Donanmalarının büyük hazırlıklar yaparak Çanakkale’ye saldıracağı haberleri kesinleşmişti. Osmanlı devlet adamları, dünyanın en büyük donanmalarının ittifak ederek girişecekleri bu harekâtı, zorlanmadan başaracaklarını düşünüyorlardı. Bunun neticesinde ise İstanbul kolayca işgale açık hâle gelecekti. İşte bu endişe içerisindeki İttihat…
1897’den 28 Şubat’a!
28 Şubat post-modern darbesi, son 22 senedir en fazla konuşulan, atıfta bulunulan, yerine göre sulandırılan bir mesele oldu. Çok önemli gelişmeleri beraberinde getirdi. O dönemin başrolündeki askerleri, iş adamları, sendikacıları, siyasetçileri hep tartışıldı. Belki de en dikkat edilmeyen husus bunların kimin taşeronluğunu yaptığı meselesi idi. İşte Türkiye’nin bence asıl olarak bu noktaya odaklanması gerekmektedir. Zira…
Âlimler güneş gibidir!
Ömrü köylerde geçmiş, geceleri dağ, bayır ve kırlarda dolaşmış olanlar mutlaka görmüşlerdir. Çok ufak, ele avuca gelmeyecek ateş böcekleri ışıl ışıl parıldarlar. İşte birisi merakla, o böceklerden birine sormuş: “Ey geceleri ışık saçan minik böcek! Gündüz neden hiç ortada yoksun, niçin görünmezsin?” Ateş böceği bu suale öyle manidar bir cevap vermiş ki! Akıllılar alkış tutarlar!…





