Merdim deme zinhar, seni meydâna çekerler, Dâva edeni bahsile, burhana çekerler. Kaldırma sakın başını kibr ile semâya, Müstekbir olan serkeşi, Nîrâna çekerler. Suçunu bilüb tevbe iden, buldu selâmet, Kibr eyleyeni, adl ile mîzâna çekerler. Sen nefsini alçakta gözet, etme tereffu’. Fir’avn gibi, ben! diyeni, ummana çekerler. Tur dağı tevâzu edüben buldu tecellî, Yükseklik eden dağları,…
Meyl eden iki cihâna – Ahmed Kuddusi
Her kimin kim ‘aşk-ı Hakk gönünde mihmân olmadı Ders-i Hakk’dan almadı ol ehl-i ‘irfân olmadı Haste-i ‘aşk olmayan giryân u nâlân olmadı Edhem oğlu şâh iken tav’ ile ‘uryân olmadı Meyl eden iki cihâna ehl-i Yezdân olmadı Zikr ile hâsıl olur ‘aşk sâlikin gönlünde bil Levh-i dilden kir ü pası çalışup zikr ile sil Eyle…
Baş egmezüz edânîye
Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdumuz Hükm-i kazâya zerre kadar yok ‘inâdumuz Baş egmezüz edânîye dünyâ-yı dûn içün Allâhadur tevekkülümüz i’timâdumuz Biz müttekâ-yi zer-keş-i câha tayanmazuz Hakkun kemâl-i lutfınadur istinâdumuz Zühd u salâha eylemezüz ilticâ hele Tutdı egerçi ‘âlem-i kevni fesâdumuz Meyden safâ-yı bâtın-ı humdur garaz hemân Erbâb-ı zahir anlayamazlar murâdumuz Minnet Hudâya devlet-i dünyâ…
Sinsi İngiliz politikası!
Geçen haftaki yazımda Murat Bardakçı Bey’in ortaya çıkardığı yüz yıllık belgeyi konu edinmiştim. Malumunuz belgede yurt dışına çıkmaya hazırlanan son Osmanlı Padişahı Vahideddin Han’ın linç edilmesi isteniyordu. Peki padişahın linç edileceğini ortaya koyan sadece bu belge mi vardı? Yoksa “Perşembenin gelişi çarşambadan belli mi idi?” Sultan Vahideddin, adım adım linç edilmeye doğru sürükleniyor muydu? Hadiseler gözden geçirildiğinde padişahın sonunun…
“Vatanı satan hain” tezi ve gerçekler!
17 Kasım 1922, Osmanlı İmparatorluğu’nun son padişahı Sultan Vahideddin’in bir İngiliz savaş gemisi (Malaya) ile Türkiye’den ayrılmasının yüzüncü yıl dönümü idi. Bu hadise sebebiyle son Osmanlı padişahı uzun yıllar tarihlerimize “vatanı satan hain padişah” olarak lanse edildi. Bu konuda zaman zaman farklı fikirler ortaya konmuş olsa da resmî tarihin tezahürü olarak vatanı sattı ve kaçtı bakışı ve değerlendirmesi hiç…
Emali Kasidesi
KASÎDE-İ EMÂLÎ Ehl-i sünnet îtikâdını nazım olarak anlatan meşhur kaside. Bu kasideyi, Türkistân’da, Fergâna şehrinin müftüsü Siraceddin Ali Ûşî (ö. 1180) yazmıştır. Kaside, altmış yedi beyitten meydana gelmiştir. Asıl ismi Bed’ül-Emâli’dir. Emâlî, lügatte “imlâ” kelimesinin çoğulu olup, o da yazmak mânâsınadır. Kaside ise, edebiyatta nazım şekillerinden biridir. Sevgili Peygamberimiz, Müslümanların yetmiş üç fırkaya ayrılacaklarını, bunlardan yalnız…
Bid’at ehlinin silahı!
Üç haftadır Hanefi mezhebinin reisi İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlerini köşemize taşıdık. Hayatını, şahsiyetini, mezhebini okuyucularımıza aktardık. Üç kıtada çağlarının en güçlü imparatorluklarını kuran ecdadımız hep onu ve yolunu rehber edinmişti. Onun yolu, şanlı peygamber efendimizin, “Benim ve Eshabımın yolundan gidenler” diyerek övdüğü ve müjdelediği yoldu. Bu itibarla ona uyanlar aziz oldular, devletli oldular, haşmetli oldular. Pek…
Kem âlât ile kemâlât olmaz!
İslam dini, 14 asrı aşkın bir süredir bozulmadan günümüze kadar geldi. Cenab-ı Hakk kıyamete kadar da koruyacağını vaat buyurdu. Elbette doğru yol güneş gibi meydanda ve açıktır. Ancak zaman geçtikçe o kadar bozuk yollar ortaya çıkacak ki doğruya ulaşmak güçleşecek ve zorlaşacaktır. Buna rağmen araştıran ve mukayese yapanlar için doğruya varmak doğruyu anlamak çok kolaydır….
Selahaddin Eyyubi
Eyyûbîler Devletinin kurucusu. Künyesi, Melik Nâsır Ebû Muzaffer Yûsuf bin Eyyûb bin Şâdî’dir. 1137’de Tekrit’te doğdu. Babası Necmeddîn Eyyûb; Âzerbaycan’da Erivan’ın Devin kasabasındaki Hazbânî kabîlesine mensup olup, Büyük Selçuklu Sultânı Mes’ûd Şâhın Tekrit muhâfızıydı. Selâhaddîn Eyyûbî’nin çocukluğu, babasının muhâfızlığını yaptığı Tekrit ve Baalebek’te geçti. Tekrit, Baalbek ve Şam’da yetişip, iyi bir tahsil ve terbiye gördü. Baalbek…
Eşsiz hukukçu!
Asırlarca Müslümanlar karşısında ezik ve mağlup olarak yaşayan Batılılar onu dininden, tarihinden, dilinden edebilmek için oyun içinde oyun, tuzak içinde tuzaklar kurdular!.. İki haftadır İmam-ı Azam hazretlerinden bahsettim. Zira onların en önemli silahlarından biri “bana Kur’ân ve hadis yeter” sözü olmuştu. Bu ifade bugün ilahiyat hocaları kanalıyla gençlerimize şırınga ediliyor. Hatta adına “tarihselci” denilen bazı madrabazlar bunu da…
Siirt Konferansı – 6 Kasım 2022
Ne devâm üzre döner çark, ne devlet bâki, Ne kıvâm üzre kalır zevk, ne muhabbet bâki Bugün Siirt’te Osmanlı muhabbeti… Bu gönderiyi Instagram’da gör Ahmet Şimşirgil (@ahmetsimsirgil)’in paylaştığı bir gönderi
İmâm-ı Âzam’ın örnek şahsiyeti
Ecdadımız gençlerine dinini, imanını, mezhebini, ahlakını, milletini sevmeyi, gaza ve şehitlik arzusunu kazandırırdı. Nitekim şu beyitler ile başlayan kaside ilk mektepte gençlerin ruhuna kazınır ve ölünceye dek hafızasından silinmezdi: Huda rabbim, nebim hakka Muhammeddir Resûlullah Hem İslam dinidir dinim, kitabımdır kelâmullah Akaidde Ehl-i sünnet oldu mezhebim hamdolsun Amelde Ebu Hanife mezhebi mezhebim vallah Dahi zürriyetim Âdem,…






