Astronomi ve matematik âlimi, şâir. İsmi, Ömer bin İbrâhim’dir. Künyesi Ebü’l-Feth olup, lakabı Gıyâsüddîn’dir. Şiirlerinde Hayyâm (çadırcı) mahlasını kullandığı için, bu mahlas ile meşhûr oldu. 1044-1132 (H.436-517) seneleri arasında yaşadı. Küçük yaşta ilim tahsiline başladı. Önce Nasîrüddîn Şeyh Muhammed Mansûr’dan, daha sonra meşhûr âlim ve hekim Muvaffaküddîn Abdüllatîf ibni Lubad ile matematikçi Hâce Ali’den ilim…
Hasan Sabbâh
İran’daki İsmâiliyye Devletinin kurucusu ve Bâtınîliğin bir kolu olan Haşşaşîn fırkasının reisi. İsmi, Hasan bin Ali bin Muhammed bin Ca’fer bin Hüseyin bin el-Sabbâh el-Himyerî’dir. Hasan Sabbâh veyâ Hasan bin Sabbâh diye şöhret bulmuştur. Kendi iddiâsına göre, Yemen emirlerinden Yûsuf Himyerî’nin soyundandır. Doğum târihi belli değildir. İran’ın Rey şehrinde doğdu. 1124 (H.518)te öldü. Hasan bin…
Görmez’i parlatma faaliyeti mi?
Son yıllarda Diyanet kurumuna damgasını vurmuş bir isim var: Prof. Dr. Mehmet Görmez. 2003-2010 yılları arasında Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı, 2010-2017 yılları arasında ise Diyanet İşleri Başkanlığı yapan Mehmet Görmez bilhassa 2016 yılından itibaren hep tartışmaların odağında kaldı. 15 Temmuz darbe kalkışmasının ertesinde Diyanet’te FETÖ yapılanmasına hiç ses çıkarmamakla suçlanan Görmez, bu terör örgütüne karşı milleti…
Görmez’in kapısında bir bakan!
Seçimlerden sonra genelde herkesin gözü kabineye çevrilir. Hangi bakanlığa kim getirilecek senaryoları başlar. Şu son seçimde de çeşitli tahminler yürütülürken genelde insanlar, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Dışişleri ve İçişleri Bakanlıkları ile ilgilenmekteydi. Ben de böyle durumlarda en fazla Millî Eğitim, Kültür ve Aile Bakanlıklarını merak ederim. Kimi ekonominin güçlü olmasını ister. Ben de gençliğimizin güçlü olmasını…
Lider: Recep Tayyip Erdoğan
Bu yazıyı iki üç hafta kadar önce yazacaktım. Bazı konular, geri bırakmama sebebiyet verdi. Fakat gündemden de asla düşmeyecek bir konu olduğu için daha fazla geciktirmeden kaleme alıyorum… Recep Tayyip Erdoğan Bey’in Başbakanlık serüveni nasıl başladı? AK Parti kurulmadan önceki 5 yıl Türk siyasi hayatının en karışık ve karanlık devirlerinden biri olarak tarihe geçecekti. 28 Şubat…
Turgut Alp’a vefa!
12 sene önce gittiğim İnegöl Turgut Alp Köyü’nde, Turgut Alp’ın türbesini ziyaret etmiş perişan ve bakımsız hâlini görerek çok üzülmüştüm. Yıllar sonra İnegöl Belediye Başkanımız Sayın Alper Taban Bey bu konuda gerekli adımları attı. Büyük bir gayretle ve Bursa Valiliğinin de desteğiyle bu büyük Türk komutanının türbesini muhteşem güzellikte yeniden ihya eyledi… Üç bin metrekarelik meydanda, anıt alanı, kafeterya…
406 yıl önce bugün!
9 Haziran 1617 Cuma günü. İstanbul halkı o gün iki bayramı birden kutlamaya hazırlanıyordu. O cuma günü, yedi yılı aşkın bir süredir yapımı devam etmekte olan Sultanahmet Camii’nin açılışı yapılacaktı. Marmara Denizi’nden İstanbul’a girenler artık Ayasofya’dan önce yeni caminin haşmetli yapısı ile karşı karşıya geleceklerdi. O gün cami avlusuna halka halka otağlar kurulmuştu. Açılışta başta Sadrazam…
Kültürel iktidar kimin elinde?
Bu hafta yazımda muhalefetin neden kazanamadığını kaleme alacaktım. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın bir kez daha seçimden zaferle çıkmasının üzerinden iki gün geçmeden, kabinede yer alacak isimlerin tartışılmaya başlaması üzerine bu konuda yazmaya karar verdim… Bilhassa sosyal medyada anlı şanlı isimler yeni kabineyi paylaşıyorlar. Kimileri tayini kendi yapmış gibi tebrik ve başarılarda da bulunuyorlar. Elbette herkes gönlündeki…
Yokuncul olma namerde!
Bir dostumuzla son seçim sonuçlarını TV’lerden takip ediyoruz. Büyük şehirler, diğer şehirler, Cumhurbaşkanlığı oranları, vekillikler tek tek veriliyor. Bu arada her kanalda özel bir bölüm açılmış. Deprem bölgesinde durum. O an gerçekten çok garip karşıladım! Neden diye düşündüm. Niçin böyle bir ayırım yaptılar ne bekliyorlar bir mana veremedim. Sonra deprem bölgesinde AK Parti seçimi önde götürdükçe meseleyi…
Tanımadı – Arif Nihat Asya
Türküm müjdeydi ülkeye Gezdim söyleye söyleye Bir gün söylemedim diye Türküm beni tanımadı Onlar bacım, onlar ağam Onlardır sevincim tasam Ahmet’im, Mehmet’im, Suna’m Güllü’m beni tanımadı Elimde doğmuş kuzular Bir gün benden soğudular …
Yüzyılın seçimi ve gerçekler!
14 Mayıs günü gazetemizin manşeti “Yüzyılın Seçimi” şeklindeydi. Bu başlık bir abartı olmayıp gerçeğin ta kendisiydi. Zira görülmeyen özellikler taşıyordu. Seçim sath-ı mailine neredeyse iki yıldır girilmişti. Kılıçdaroğlu liderliğinde altı parti birleşmiş ve “Altılı Masa” namıyla onlarca kez toplanmıştı. Örtülü desteğiyle HDP de masanın gizli ortaklarından biri olarak kabul edilmişti. Seçimi kazanmışlar gibi programlar hazırlanmıştı. Öyle ki sistem tartışmaları…
Tarih ve siyaset!
Eskiler, “Barika-i hakikat müsademe-i efkârdan doğar” derlerdi. Fikirlerin çatışmasından hakikatler ortaya çıkar demektir. Günümüzün hastalığı ise muhatabını dinlememek oldu. Aydın geçinen insanlar dahi TV tartışmalarında sadece fikrini dikte ediyor. Muhatabını zerre kaale almıyor. Bazıları ise günümüzde ilminin en üst derecesi profesörlük makamına çıktığı hâlde yüksek ses tonu ve el kol hareketleri ile üste çıkmaya, muhataplarına konuşma fırsatı…






