Şanlı Peygamber Efendimiz buyurdu ki: “Letüftehannel Konstantiniyyetü fele ni’mel emiru emiruha vele ni’mel ceyşü zalikelceyş.” İstanbul muhakkak fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan ve onu fetheden asker ne güzel askerdir… Bu hadis-i şeriften sekiz asır sonra kutlu müjdeye mazhar olan hükümdar Fatih Sultan Mehmed Han hazretleridir. O fetihten sonra ilk olarak Ayasofya’yı gezerken “Tiz vakitte bu makâm-ı mübarek…
Kategori: Gazete makaleleri
Nefes alamıyorum!
Dünyanın süper gücü ABD, son iki ay içerisinde iki dehşetli tokatla sarsıldı ve sarsılmaya devam ediyor. Bir anlamda süper güç dizleri üzerine çökmeye başladı!.. Bunun temel sebebi ise son hadiselerde bir kez daha ayın on dördü gibi dünyanın gözüne göründü. Bu durum her ne kadar bilinmeyen bir şey değil ise de gelinen nokta bakımından manidardır. Zira artık…
Fatih Sultan Mehmed
Yirmi bir yaşında İstanbul fatihi olan Sultan Mehmed, azim ve irade sahibi, temkinli ve verdiği kararı mutlak surette tatbik eden bir şahsiyetti. Çocukluğundan itibaren çok iyi yetiştirilmişti. Nitekim babası onu henüz on iki yaşında iken tahta çıkarmıştı. Sonra düşmanlar birleşerek Osmanlı topraklarına saldırınca devlet adamları tekrar babası Sultan II. Murad’ın tahta çıkmasını istediler. Henüz on iki…
Ne yaptın Sultan Mehmed Han?
Bir dönem Avrupa’nın “ortak pazar”ına girebilmek için can atıyorduk. IMF kapılarında sürünüyorduk! “Yunan’la, Bulgar’la nasıl dostluk tesis edebiliriz, Avrupalıları kendimizden nasıl hoşnut kılabiliriz” diye projeler yapıyorduk. Fakat ah şu tarihimiz bizi hiç bırakmıyordu! Ayağımıza pranga, yolumuza taş oluyordu. Güzel dinimize irtica, onu yaşayanlara mürteci deyip susturuyorduk. Fethe işgal deyip rahatlıyorduk. Buna rağmen bizi bir türlü kabul etmiyorlardı. İşte…
İstanbul Sözleşmesi’nin sonu geliyor!
Akıllı telefonlar sahiplerine okul, yurt arkadaşlığından iş arkadaşlığına, gönül dostlarından siyasi birlikteliklere kadar çeşitli sosyal medya grupları meydana getirdi. İnsanlar düşüncelerini burada paylaşıyorlar. Bu mecraların kimisi savaş alanı gibi kimisi ise muhabbetine doyum olmayan sohbetlere kapı aralıyor. Bendenizin de birkaç grubu mevcut. Geçtiğimiz günlerde bunlardan birine İstanbul Sözleşmesi ile alakalı bir yazı düştü. Çok ibretlik olduğu için…
Her şey yalan, ölüm gerçek!
Şu korona günlerinde vefat haberlerini ve arkasındaki hazin hadiseleri incelediğinizde nice hakikatler meydana çıkıyor ve nice ibretlik hâller görülüyor. Aslında her hayat bir ibretler manzumesidir. Hüner ise onu görebilmektedir. Bakınız korona vakasında iki, dört, sekiz can verdiğimiz günlerde daha büyük endişe yaşıyor ve korku içerisinde evlere kapanıyorduk. Şu anda ise günde seksen, yetmiş, altmış vatandaşımızı…
Pik yapan virüs: İstanbul Sözleşmesi!!!
Diyanet İşleri Başkanımız Ali Erbaş, ramazan ayının ilk cuma günü verdiği hutbede eş cinsellik ve evlilik dışı ilişkiyle ilgili çok önemli değerlendirmelerde bulundu… Zina ve eş cinselliğin hastalıkları da beraberinde getirdiğini ve nesilleri çürüttüğünü ifade ederek şöyle konuştu: “İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eş cinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti? Hastalıkları beraberinde getirmesi ve…
Dua ve zikre bid’at diyen Din İşleri Yüksek Kurulu üyesi!
Kitapları ve eserleri olan insanlar, bu fâni dünyadan çekilseler de fikir ve düşünceleri ile yaşamaya devam ediyorlar. Doğru veya yanlış yolda insanları etkilemeyi sürdürüyorlar. Bu itibarla yazılan ve asırlar ötesine bırakılan yazı ve eserler elbette çok önemlidir… Eskiler, “Sadrda kalmaz satırda kalır” derlerdi. Öyleyse yazı, makale ve eser sahipleri bu sorumluluğu asla unutmamalıdır. Nitekim günümüzde sosyal mecrada…
GAZETEM!
Gazeteden ödül kazandım Köyde doğup büyümeme rağmen (1960’lı yıllar) çok küçük yaştan itibaren gazete kültürü edinmiş ve köşe yazarları ile yoğrulmuş biriyim. Köyümüzün Boyabat’a en fazla üç kilometre uzaklıkta oluşu benim için büyük bir avantajdı. Rahmetli dedem her gün mutlaka bir Tercüman gazetesi alır veya kasabaya gidenlere aldırtırdı. Arkası yarın romanları, pehlivan tefrikaları, köşe yazıları…
Cahil cesur olur!
Bazı meselelerde ahkâm kesenleri görünce Şanlı Peygamber Efendimizin “el cahilü cesûrun” hadis-i şerifi aklıma geliyor. Gerçekten de cehalet ne kadar kötü bir şey! Bu memleket okumuş aydınların ihaneti kadar iyi niyetli cahillerin de büyük zararını görmektedir. Nitekim şu korona musibetiyle uğraşılan günlerde bu duruma bir kez daha şahit olmaktayız. Hatırlayalım koronanın çıktığı günlerde birileri önce umre meselesine…
Türk’ü doğru tanımak!
Şurası muhakkak ki, Türk milleti İslamiyet öncesinde de büyük imparatorluklar kurmuştu. Oğuzlar, Hunlar, Göktürkler, Avarlar, Hazarlar, Kırgızlar, Türgişler, Karluklar bunlardandır. Bugün ilk büyük Türk devletinin Asya Hun Devleti olduğu kabul ediliyorsa da Türklerin bundan önce de büyük hâkimiyetlerinin olduğu reddedilemez bir gerçektir. Ancak burada konumuz Türk devletleri değil. Nedense İslam öncesi Türk devletleri denildiğinde gençlerimizin aklında…
Ayne’l-yakin yaşamak!
21 yıl önce, 17 Ağustos 1999 depremi ülkemizi derinden sarsmıştı. Bilhassa Marmara Bölgesi’nin büyük kısmında halkımız günlerce evine girememişti. Sokakta yatmak zorunda kaldığı o günlerde evine hasret kalmış ve bir evin nasıl bir nimet olduğunu o gün hakkıyla anlamıştı. İlme’l yakin ayne’l yakine dönüşmüştü… Sahip bulunduğumuz nimetleri derslerde talebelere anlatırsınız, evlatlarınızla konuşursunuz ve zaman zaman sohbetlerde…






