Türkiye’de siyaset, ekonomi, tarih, ilahiyat ve bilumum gündem olan bütün meselelerde allame-i cihan olan şahıslar var. Her gece TV’lerde ahkâm kesmekteler. Eskiden kahve köşelerinde vatan kurtaran yaşlı amcalar gibiler. Hele bazı hukuk profesörleri var ki maşallah bilmedikleri yok! Bir dönem her meselede söz sahibi olan emekli askerleri de fersah fersah geçmiş durumdalar! Konu tarih olunca…
Kategori: Gazete makaleleri
Aile yapımız çökmüş durumda!
Son dönemlerdeki açıklamalarından anlıyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbul Sözleşmesi’nden oldukça rahatsız. Bunu nereden anlıyoruz? Sözleşmeden rahatsız olan parti tabanı hemen her fırsatta, bu sıkıntıyı ciddi olarak Sayın Başkanımızın gündemine getirmeye başladı. Nitekim Cumhurbaşkanımız kamuoyuna yansıyan yönüyle bu konu ile ilk kez, Millî İrade Platformu’nun 1 Haziran’da Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği iftar programında muhatap oldu. Aileleri…
Kâzım Karabekir ve II. Abdülhamid Han!
Üstat Necip Fazıl Bey tarih konusunda galiba en büyük görevini şöyle düşünüyordu: Bize kalan aziz borç asırlık zamanlardan; Tarihi temizlemek sahte kahramanlardan! Zira Sultan II. Abdülhamid Han’ın Siyonistler, İngilizler ve bilumum Osmanlı-Türk düşmanlarının sinsi bir tertibi ile tahtından indirilmesi ile bütün İslam âleminin Batı’nın uşaklığına düşecek devri de başlıyordu. Evet, çok geçmeyecek ve on seneyi bulmadan bin yıldır…
Putperestlik uygulamasının merkezi!
Sayın Millî Eğitim Bakanımızın, tarih ve coğrafya gibi temel dersleri seçmeli ders kategorisine alması son dönemlerde en ciddi tepkilere neden olmaktadır. Kendisi geçtiğimiz hafta ulusal bir kanalda durumun böyle olmadığını bildirdi. Oysa gerçekler kendisini tekzip etmektedir. Şairin; “Âlemde bir devir dönüyor amma/Devri Frenk midir İngiliz mi bilmem” dediği gibi Millî Eğitim’de de bazı uygulamaların nedenini açıkçası kestiremiyoruz. Misal…
Taş devirleriyle mankurt ettiler!
Bizim nesiller maalesef tarih fukarası olarak yetiştiler. Şanlı tarihimiz doğru düzgün öğretilmedi. Taş, Yontma Taş, Cilalı Taş Devirleri; Etiler, Sümerler, Akadlar, Babiller, Urartular, Nabukadnazar ve Şuppiluliuma arasında güzelim tarihimiz kaynadı gitti… O şanlı tarihten öğretilen kısımlar ise başka bir garabetti. Deli Padişahlar, Lale Devri, Avcı Padişah Devri, Hain Padişah, Zalim Padişah, vatanı satıp kaçan padişah… teraneleri ile uyutulduk. Nesiller Oğuz…
Tokat’ın efsanevi valisi
Rahmetli babam memlekette “İsmail Hafız” diye bilinirdi. Kendisini Boyabat ve köylerinde neredeyse tanımayan yoktu. Bütün sosyal faaliyetlerde yer alırdı. O kadar etkili idi ki 12 Eylül döneminde muhtarlığı elinden alından yedi muhtardan biri idi. Zira o dönemde muhtarlara dokunulmamış ve görevlerinde bırakılmışlardı. Seçimlerde göz hapsinde tutulurdu. O, okumamız için çok gayret sarf eder ve her türlü desteği…
Millî Eğitim ve Rotary Kulübü
Bir konuya artık FETÖ diye başlamak veya bitirmek, işleri sulandırmak gibi bir mana olarak da görülmeye başladı. Zira FETÖ hususunda uygulamalar, cezalandırmalar, yerine göre mağdurlar veya kesin bağlantısı olduğu hâlde salıvermeler öylesine bir hâl aldı ki hiç kimseye haksızsın denilecek bir nokta kalmadı. “Neden en net bilinenler salıveriliyor? FETÖ borsası mı oluştu? Neden siyasi ayağı es geçildi?” dediklerinde bir bakıma susup…
Mevlid-i Nebi Haftası ve Aile
8 Kasım Cuma günü akşamı Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde Mevlid-i Nebi Haftası programına katıldım. Peygamber efendimizin doğum günü, iki sene öncesine kadar (28 sene boyunca) nisan ayına sabitlenmiş olarak “Kutlu Doğum Haftası” adıyla kutlanırdı. Belediyeler, Valilikler kimden komut alıyorlarsa hepsi seferber olurlardı. CHP’nin lideri ve vekilleri dahi en önde boy gösterirlerdi. Kimden alıyorlardı bu direktifleri belli değildi. Mevlid-i Nebi Haftası aslına…
Ezik aydınlar!
Tanzimat’tan itibaren bu ülkenin idarecisi ve aydını genelde Batı’nın hayranı oldu. Bu hayranlık Batı’nın ilim ve teknolojisine duyduğu aşkın çok çok ötesindeydi. Giyimiyle kuşamıyla, inancıyla, medeniyetiyle neredeyse Batı’nın uşaklığına özenecek derecede yüksek bir hayranlıktı. Misal olarak idarede Mustafa Reşit Paşa ile başlayan ve bu süreçte onun yetiştirmeleri olan Âli ve Fuad Paşalar devamında Hüseyin Avni…
İstanbul Sözleşmesi
Son birkaç ay içinde, İstanbul Sözleşmesi ve onu destekleyen kanunlar hakkında yazılar yazdım. Sosyal medyada da fikirlerimi paylaştım. Gittiğim yerlerde verdiğim konferanslarda ise insanların şu suallerine hep muhatap olmaktayım: Hocam bu İstanbul Sözleşmesi’nin aslı esası nedir? Bize bunu anlatır mısınız? Demek ki ya biz bazı noktaları atlıyoruz veya okuyucuya meramımızı tam olarak ifade edemiyoruz. Hazreti…
Mete Han’dan ders çıkarmak
Önceki gün CNN Türk TV’de Ahmet Hakan’ın konukları arasında bulunan CHP 26. Dönem Milletvekili Aytuğ Atıcı, Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı, ABD Başkanı’nın mektubundaki üsluba değinirken çok içerlediğini belirtiyordu. “Onurumuz kırıldı. Buna en ağır cevap bizzat Cumhurbaşkanımız tarafından verilmeli” diyerek feveran ediyordu. Aslında bu tez, mektup açıklandığından beri bilhassa iç siyasette Cumhurbaşkanının özellikle hasımları tarafından şiddetle dile getirilmektedir ve çok düşündürücüdür….
Fetih
Türk ordusu Suriye’ye yeni bir harekât başlattı. Beraberinde hem içeride hem de dışarıda tartışmalar da başladı. Bu tartışma alanlarından biri de “Fetih” kelimesinin kullanılmasıydı. Aslında harekâtın adında ve devlet büyüklerinin ağzından böyle bir kelime vaki olmadı. Barış Pınarı Harekâtı adı verilen bu yeni teşebbüsün, isminden de anlaşılacağı üzere bölgeye huzur ve mutluluk getirme maksadını taşıdığı ifade ediliyordu. Sosyal medyada…






